sohbetleri – 8 –TENHADA VE AÇIKTA NEFSE MUHALEFET

Nuh (aleyhisselem)ın oğlu hakkında Cenab-ı Hak buyurduki:

Ey Nuh! O muhakkak senin ehlinden değildir.Zira o salih olmayan amel (sahibi) dir.“(Hud suresi:46)

Cenab-ı Hak celle ve ala salih amael sahibi olmayan oğlunu Nuh (aleyhisselam) ın ehlinden saymadı.

Bu dersteki ayetimizin tefsirinde, Ruhul Beyan da şöyle bir kıssa vardır:
Fudayl bin İyad (Rahimehullah) hazretlerinin bir talebesi vardı. Çok bilgili ve beğendiği bir talebesi idi. Fudayl bin İyad Hazretleri birgün bu talebesinin ölmek üzere bulunduğunun haberini aldı.
Hemen yanına gidip başucuna oturdu ve Yasin okumaya başladı. Talebesi “Ya üstad okuma” dedi. Fudayl Hazretleri sustu bu sefer telkin getirmek için la ilahe illallah dedi.Talebesi yine “La ilahe illallah deme.Zira ben bu kelime-i tevhidden beriyim” deyip o hal üzere öldü.
Fudayl bin İyad Hazretleri evine döndü 40 gün evinden dışarı çıkmadı ve ağladı. Sonra rüyasında gördüki  o talebesi cehenneme atılıyor.Ona sordu:Hangi şey bu marifetin senden soyulmasına sebep oldu oysa ben seni en iyi talebem bilirdim.” devamı — >
Talebesi dedi ki:3 kabahatim vardı.
Birincisi: Nemmamlık ederdim. Sana dediğimin hilafını arkadaşlarıma derdim.
ikincisi: Arkadaşlarıma hasüdluk(çekememezlik) ederdim.
üçüncüsüde: Ben de bir hastalık vardı. Doktora gittim.Hastalığımdan sordum. O da bana her sene bir kadeh şarap içmemi, eğer içmezsem bu hastalığın bende baki kalacağını söyledi. Bende bu illet için içtim. Bu üç kabahat benden imanın çıkmasına sebep oldu dedi.” Neuzubillah.

Hocaların,alimlerin muhalefetleri ufak olmaz. Ufak zannedilir ama değildir.Kur’an-ı Kerim ilmi ile uğraşan hocalarımıza tenbih ediyorum:Onların hiçbir kötü hareket yaptıkları olmamalı ve kötü söz söyledikleri duyulmamalıdır. Nefse muhalefet lazımdır.Nefse muvafakat ettinmi heybetten düşersin.
Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)in ümmetinden olduğumuza göre ona ittiba etmemiz lazımdır. Bir aylık yoldan ismini duyanlar ondan korkuyorlardı. Ümmet kamil olursa, kafirler ondanda korkarlar. Eğer Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) in bugünkü ümmetinden korkmuyorlarsa anlayınızki ittibada noksanlık vardır.

Karanlıkta, mecliste, tenhada, meydanda Mevla’ya muhalefet etmeyeceğiz. Ben Allah’ın ehliyim. O’nun hatırını sayacağım.Bu Kitab’ı muhafaza edeceğim demeli. Bunu hem yaşayacağım, hem yaşatacağım, hem seveceğim, hem sevdireceğim, hem öğreneceğim, hem öğreteceğim demeliyiz.
Her talebe böyle karar vermeli.Kız olsun, erkek olsun.Zayıf olsun, kuvvetli olsun.Nefsi bir fenalık emredince hemen akıla gelmelidir ki, biz Rasulullah’ı temsil ediyoruz.”Bu iş bana yakışmaz” demeli ve nefsin bu isteğini defetmeli.
Nefis, her nerede bir farz, vacip, sünnet, müstehap, edep, terkedilmesini isterse, olmaz! ”Ben kendim küçüğüm ama büyük yerde bulunuyorum.İslamın yüz karası olmamalııym” demeli.Hemen nefsin bu kararından dönmeli.Ya Rabbi! Bütün talebelerimizi ve hocalarımızı bu şerefe nail eyle.Amin.
Nefisten bir muhalefet geldiğinde muhalefet kapısını kapatmalı.Her bir müslüman böyle düşünmeli ” Evet ben aciz biriyim ama benim temsil ettiğim müslümanlık büyüktür” diyerek daima islamın şanını yüceltecek işlerde ve yerlerde bulunmalı.

İmam-ı Rabbani Müceddid-i Elf-i Sani (Kuddise sirrahu) Hazretleri’nin Mektubatında 1/261. mektubunda bir şiir vardır.
Dostum, efendim (yani Rabbim) Makamımı yüksek etti,
Ben onun yüksek etmesi sebebiyle yıldızları ve ayı geçtim,
Sanki ben kendinde ilkbahar bulutu bulunan bir münbit araziyim,
Ki o bulut, safi su yağdırıyor,
Eğer benim için bir lisan olsa ve ben o lisan ile Rabbimi övsem
Utanmaktan gayri bir şeyim artmaz.

İşte bu beytin manasınca kim olursak olalım,”ben bir kadınım benden ne çıkar” demeyelim.Zira kemalat Mevla’ya aittir.İslam dininin mensupları olduğumuz için düşük işleri yapmak bize yakışmaz.Gizli, aşikar her ne olsa duyulur…

Gelelim son ayetimize:
Muhakkak o kullarki iman ettiler ve o kullar ki yahudi oldular ve o kimseler ki sabiinden (hıristiyanlardan olup kalpleri cehalete meyletti) ve (diğer) hıristiyanlar (bu dört sınıf arasından) her kim (ehli sünnet vel cemaat mezhebi üzere) Allah’a ve ahiret gününe iman etti ve salih amelde bulundu ise onların üzerine hiçbir korku yoktur ve mahzun da olmayacaklardır.

Ruhul Beyan’da bu ayetin tefsirinde şöyle buyurulmuştur.İbrahim Hevvas (Kuddise sirrahu) buyuruyorlar ki: Kalbin devası yani ilacı beş tir.
1-Düşünerek Kuran-ı Kerim okumak
2-Midenin yemekten hali olması yani az yemek
3-Gece ibadet için kalkmak
4-Seher vakti Cenab-ı Hkka tazarru yani yalvarmak
5-Salihlerin meclisine devam etmek

Ruhul Beyan sahibinin şeyhi Hudayi (kuddise sirrahu) buyuruyor ki:”Hakikatte ıslah edici düzeltici Allah Teala Hazretleridir.Ve lakin tesir bakımından eşyanın en tesirlisi zikirdir.”

Hazreti Ali Efendimiz şöyle buyuruyor:
İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecekki islamdan ismindan başka ibrşey kalmayacak.Kuran’ı Kerimden birşey kalmayacak ancak resmi kalacak.Camileri tamir edecek süsleyecekler.Halbuki zikrullahtan boş olacak.O zamanların en şerlisi alimlerdir.Fitne onlardan çıkacak ve yine onlara dönecek.”

Bu dersimiz bize çok büyük vazife yükledi.Durmadan milleti hakka davet etmek lazım.Vazifemiz önemlidir.Küçük işlere tenezzül etmemeliyiz.
lütfen yorumlarınızı  esirgemeyiniz
Reklamlar
sohbetleri – 8 –TENHADA VE AÇIKTA NEFSE MUHALEFET

sohbetleri – 8 –TENHADA VE AÇIKTA NEFSE MUHALEFET” üzerine bir yorum

  1. Anonim dedi ki:

    allah razı olsun..çok feyiz aldık.rabbim uygulamayı hepimize nasip etsin…amin.iyi ki varsın…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s