sohbetleri 17 — BİR BARDAK SUTTE TEFEKKUR

Bir adam İmam-ı Rabbani Hazretlerine kendisini şikayet ediyor:”Kuran-ı kerim’den her manayı anlayamıyorum” diyor.İmam-ı  Rabbani Hazretleri o zaman buyuruyor ki:”Anlayamayınca ben acizim, bilmiyorum deyiniz.”


   Ben yetmiş yaklaşıyorum (90 lı yıllar), daha anlamadığım şeyler var.Kuran-ı kerimin başına senelerce otur kalk, otur kalk şimdi anlamaya başladım.Efendimiz bir hurma dikti hemen oldu.Mevla Teala dilerse hepimizi böyle yapar ama bize teenni (acele etmemeyi) öğretiyor.
   İnsan, Allah’ın kapısını tek başına kendisi çalsa olmuyor.Bir mürşid bulup onun vasıtasıyla Mevla’ya vasıl olmak lazım.

AYETİ CELİLEMİZ
   Şimdi okuyacağımız ayeti kerimeyi Ali Haydar (kuddise sirrahu) Efendi Hazretleri bize 40 sene boyunca sık sık okudu fakat biz ancak lugat manasını anlayabiliyorduk.Demek batıni manasını anlamak için daha çok seneler lazımdı.  devamı için – >>

   ”Gerçekten süt veren hayvanlarda da size bir ibret vardır.Size onların karnındaki işkembe pisliği ile kan arasından halis bir süt içiriyoruz ki, içenlerin boğazından afiyetle geçer.”

   Ayette geçen (Ve inne leküm) ”Muhakkak sizin için vardır” diyoruz.”Vardır” kelimesi nereden çıktı? (küm) lafzının başında bulunan (lam) harfi cerdir.Her harfi cerrin de mutlaka alakalı olduğu (bağlı bulunduğu) bir fiil vardır ki, buna müteallak denir.
  İşte bu müteallak, (kane, hasale, sebete, istegarra, vega’a, vecede) umumi fiillerden olup mahfuz ise car ve mecrura ”zarfı müstekar” ismi verilir.Bu kelimedeki (lam) harfi cerinin müteallakı da gizli olan (kane) fiilidir ki, ”vardır” manası ondan çıkar.

   Bunları Allah için bilmek büyük şeydir.Gurur için bilmenin ise hiçbir faidesi yoktur.Şeytanda neler biliyordu.
   Ya Rabbi! Bizi, senin rızan için ilim taleb edenlerden eyle.Amin!.

   Düşünmek lazım.Kim düşünür? İnsan.Kim düşünmez? Değirmen harkı!..İnsan bir bardak süt içeceği zaman da ”bunu kim, nerede yarattı” diye düşünür.İnsanın boğazını değirmen harkı gibi olmaktan ayıranda işte bu tefekkürdür.
   Peygamber Efendimiz (Sallahu Aleyhi ve Sellem) hira dağındaki mağarada ibadet ederken Cebrail (aleyhisselam) kendi suretinde olduğu gibi ona göründü.Peygamber (Sallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz büyük bir dehşete kapıldı.
   Cibril-i Emin kendisine:”Oku!” dedi.Efendimiz (Sallahu Aleyhi ve Sellem) :”Ben okuyucu değilim” buyurdu. Bunun üzerine Cibril-i Emin onu sıktı ve tekrar ”Oku!” dedi.Bu olay üç defa tekerrür etti.
   Tabiinden birisi, buradan, gerektiğinde Hocanın talebesine biraz sertçe muamele edebileceği manasını çıkartmıştır.Tabii aşırıya kaçmamak şartı ile.
   Bu zamanda dayağın yerini yalvarmak almalıdır.Amma talebe içinden hocasına:
   Hoştur bana senden gelen
   Ya goncagül yahut diken
   Yahut hil’at yahut kefen
   Lütfunda hoş kahrında hoş

   Musa (aleyhisselam) ile hızır (aleyhisselam) arasında geçen kıssada geminin tahtasının koparılması güzeldi, çocuğun ölmesi güzeldi.Fakat ulülazim bir peygamber bile buna sabretmeye dayanamadı.Sabretmek kolay değil.

   Ayeti kerimedeki (en’am) kelimesi, (nea’m ) kelimesinin cemisidir ki sağmal hayvan olan deve, koyun, keçi ve ineklere denir.

   İslami ilimlere çalışmaya başlayan yavaş yavaş bunlara alışır.Mevla onu mahrum etmez.Birbirinizin ilim tahsiline sebep olun.Bir kişi ilme kanca gibi takıldımı devam eder.”Kim sebat ederse, biter” ibaresinin gereğince devam ederse muhakkak bir şey hasıl olur.

   Allah-u Teala, insanlara sağmal ineğin karnından çıkan sütü içirir ki, o süt, kan ile hayvanın karnındaki fena şeylerin arasından geldiği halde ne kanın renginden, ne de fena şeylerin kokusundan bir eser görülmez.Berrak halis ve içenlere hazımı gayet kolay, boğazdan geçmesinde de asla güçlük olmaz.Halbuki bu hayvanların yedikleri ot, yonca, yulaf vs.. idi.

   Tefsiri Hazin’de ve Medarik’te beyan olunduğu vechile hayvanat, yemini yiyip karnında hazmedince üç kısım olur.Binaenaleyh midenin altında yediklerinin tortusu, onun üstünde sütün maddesi ve onun üstünde kan maddesi bulunur.Bundan sonra tortu kazurata ve süt süte mahsus olan damarlar memeye ve kan ciğer vasıtasıyla sair damarlara sevk olunduğu İbn-i Abbas Hazretlerinden mevridir.

   Fahreddinüi Razi, hükemadan başka tarifler nakletmiştir.Netice de hayvanın yemiş olduğu yemin midede hazmından sonra bir taksimat muhakkaktır.Ancak o taksimat gerek İbn-i Abbs hazretleri’nin dediği, gerek hukemanın dediği gibi olsun.Her ne suretle olursa olsun sütün kanla mide de kalan tortu halis ve safi olarak ayrılmasında yaratıcı olan Allah’ın kudretine çok deliller vardır.Çünkü süt ve kanla geride kalan tortunun maddesi yem olduğunda şüphe yoltur.Bunların arasından, isanlara faydalı olan sütün saf ve tertemiz olarak nasıl çıktığını beşer idrak etmekten acizdir.

   Bakın!..Cenab-ı Hak posa ile kan arasından süt çıkarıyor.Aralarında Allah’In kudretinden perde var ve biri diğerine karışmıyor.
   İşte Mevla Teala buyuruyor ki:Ben size posa ile kan arasından halis süt çıkarıyorum.Sizde posa gibi nefis ile kan gibi şeytan arasından halis ibadet çıkarın.
Reklamlar
sohbetleri 17 — BİR BARDAK SUTTE TEFEKKUR

sohbetleri 17 — BİR BARDAK SUTTE TEFEKKUR” üzerine bir yorum

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s