İMAN EHLİ

İMAN EHLİNİN UYANIŞINDA BİR NEBZE….

Category Archives: -Kıssalar-Menkıbeler

***** Kefeniniz sizin Olsun..*****

***** Kefeniniz sizin Olsun..***** Bir ihtiyar… Ömrünün son demlerini yaşamakta… Yolculukta…Azığı bitmiş. Aç. Susuz. Bir kasabaya geliyor. Camiye gidiyor… Hoş geldin diyen yok, perişan haline bakıp bir ihtiyacın var mı … Okumaya devam et

Ekim 22, 2009 · 1 Yorum

başarını tarifi..

Kabri İstanbul’da bulunan velilerden Seyyid Velayet birgün bazı gençlere: – “Başarı nedir biliyor musunuz?” diye sordu: Gençler: – “Bilmiyoruz efendim, siz buyurun!” dediler. – “Başarı öldükten sonra işe yarayan şeydir!” … Okumaya devam et

Ekim 15, 2009 · Yorum bırakın

bir böceğin rızkı

Hazret-i Süleymân (a.s.) bir gün, deniz kenârında oturmuşlar idi. Bir karıncanın geldiğini gördü. Ağzında bir yeşil yaprak tutardı. Deniz kenârına ulaşdı. Sudan bir kurbağa çıkdı. O yaprağı karıncadan alıp, denize … Okumaya devam et

Ekim 10, 2009 · 2 Yorum

hara lokma haram yiyene — helal lokma helal yiyene gider..

Ebû Saîd Mîhenî’nin büyüklüğünü inkâr edenlerden biri, Ebû Saîd’in; “Âlemde hiç kimse helâl lokma bulamayıp haram yese, biz haram yemeyiz.” sözünü duymuştu. Kendisini imtihân etmek istedi. Helâl para ile bir … Okumaya devam et

Ekim 10, 2009 · Yorum bırakın

Şükredenler ve Sabredenler

Medine′nin kadınları hem güler yüzlü, hem de güzeldirler. Ancak Hifa Hatun başka güzeldir ve bambaşka gülümser. Öylesine sıcakkanlı ve öylesine samimidir ki kadınlar onu canları gibi severler. Oğlu, abisi, erkek … Okumaya devam et

Ekim 9, 2009 · 2 Yorum

Meleklerin Yıkadığı Genç

Eshâb-ı kirâmdan Hanzala hazretlerinin henüz yeni evlendiği günün gecesiydi. Sevgili Peygamberimiz, eshâbını toplayarak islâma saldırmak ve yok etmek için bütün savaş hazırlıklarını tamamlayan Mekkeli müşriklere karşı harp yapılması kararını vermişlerdi. … Okumaya devam et

Ekim 9, 2009 · 1 Yorum

Padişah ve İhtiyar

Çok soğuk bir kış günü padişah, tebdil’i kıyafet gezmeye karar vermiş. Yanına başvezirini alıp yola çıkmış. Bir dere kenarında çalışan yaşlı bir adam görmüşler.. Adam elindeki derileri suya sokup, döverek … Okumaya devam et

Ekim 9, 2009 · 2 Yorum

Madem Ki Sorduk Yapmamız Lazım

Osmanlılar zamanında bir kaleyi düşmanlar kuşatmış. Müslümanlar kalede 15 kişi kalmışlardı. Yiyecekleri de kalmamış, hiçbir şeyleri yokmuş, çaresizdiler. Reisleri istişare etmek için onları toplayıp demiş ki: – Hâlimiz ortada, düşman … Okumaya devam et

Ekim 9, 2009 · Yorum bırakın

ALTIN TORBA

Gencin birisi Kâbe’de hep, “Ey dogrularin yardimcisi olan Allahım, ey haramdan sakinanlarin yardimcisi olan Allahım, sana hamdü sena ederim” diye dua eder. Bu durum herkesin dikkatini çeker. Birisi, (Neden hep … Okumaya devam et

Ekim 8, 2009 · 1 Yorum

Dinlemek ve konuşmak

Hicri 104’te Kufe’de vefat eden meşhur alim Şaabi, Kûfe Mescidi’nde etkili vaazlar verir, zaman zaman da dinleyenlerin fikirlerini sorar, cemaati konuştururdu. Ancak cemaat içinde bir kişi vardı ki hiç konuşmaz, … Okumaya devam et

Ekim 8, 2009 · Yorum bırakın

aradaki fark- hz ömer ile hz ebubekr

Hazret-i Ömer ‘r.a.’ anlatıyor: – Bir gün Resûl-i ekrem ‘sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem’ bize, askeri donatmak için, sadaka getirin diye, emr etdiler. Benim malımın çok olduğu bir zemân idi. … Okumaya devam et

Eylül 13, 2009 · Yorum bırakın

600 dirhemlik ip ve abdulkadiri geylani hzleri

Bağdat. Dul bir kadın. Altı öksüz çocuğu ve bir de ihtiyar ana. Kadın geçimi sağlamak üzere, hafta boyu el emeği verir, göz nuru döker iplik eğirir, pazara çıkar ve anası … Okumaya devam et

Eylül 13, 2009 · Yorum bırakın

ÖMER BİN ABDULAZİZ.. ADALET- TEVAZU

Emevi halifelerinin büyüğü Ömer b. Abdülaziz Hazretleri, devlet başkanlığı sırasında kul hakkı ve sosyal adalet hususunda çok titiz davranırdı. Gece çalışmalarında ayrı işlere tahsis ettiği iki kandili vardı. Bunlardan birini … Okumaya devam et

Eylül 13, 2009 · Yorum bırakın

su kadar değeri yok harun reşid -şiakiki belhi nasihat

Su Kadar Değeri Yok Şakîk-i Belhî, bir sene hacca gitmek üzere yola çıktı. Bağdât’a vardığında Halife Hârun Reşid, onun geldiğini haber aldı ve yanına çağırttırdı. Halîfe Hârun Reşîd sordu “Zâhid … Okumaya devam et

Eylül 7, 2009 · Yorum bırakın

Meleklerin Yıkadığı Genç – hanzala radiallahuanh

Meleklerin Yıkadığı Genç Eshâb-ı kirâmdan Hanzala hazretlerinin henüz yeni evlendiği günün gecesiydi. Sevgili Peygamberimiz, eshâbını toplayarak islâma saldırmak ve yok etmek için bütün savaş hazırlıklarını tamamlayan Mekkeli müşriklere karşı harp … Okumaya devam et

Eylül 7, 2009 · Yorum bırakın

yemekte besmele ve şeytan

Yemekte Besmele ve Şeytan Huzeyfe radıyallahu anh anlatıyor: Peygamber aleyhisselâm ile beraber yemek etrafında hazır olduğumuz vakit.. Allah’ın Resulü başlamadan önce ellerimizi yemeğe uzatmazdık. Bir defa Resulüllah aleyhisselâm ile beraber … Okumaya devam et

Eylül 7, 2009 · Yorum bırakın

“Allah’ım Beni Kendinle Meşgul Eyle” Hz. Rabia

“Allah’ım Beni Kendinle Meşgul Eyle” Hz. Rabia Hazret-i Râbia, çok oruç tutardı. Bir defâsında bir hafta hiç yiyecek bulamadı. Sekizinci gece açlığı iyice şiddetlendi. Nefsine eziyet ettiğini düşünürken birisi kapıyı çaldı. … Okumaya devam et

Eylül 5, 2009 · Yorum bırakın

cüneyt suavi, yeşil elbise

Yeşil Elbise… Yolda karşılaştığımızda, ezan okunuyordu. -Gel seni camiye götüreyim dedim. Bugün Cuma biliyorsun. -Sen de benim camiye gitmediğimi biliyorsun, dedi. -Biliyorum ama dedim. Sebebini de merak ediyorum. -Ne bileyim … Okumaya devam et

Eylül 5, 2009 · 2 Yorum

rüyada verilen ceza- imam-ı gazali ihya

Mağripte, itibârlı bir âlim olan Ebü’l-Hasan; İmâm -ı Gazâlî Hazretleri’nin İhyâ kitabını okuyunca “Sünnete muhâlif” diye beğenmemiş ve müslümanların elindeki İhyâ kitaplarının toplanıp yakılmasını emretmiş. Cumâ günü yakılmasını kararlaştırmışlar. Ebü’l-Hasan … Okumaya devam et

Eylül 4, 2009 · 4 Yorum

abdestsiz emzirilen süt

Abdestsiz emzirilen süt Muhammediye kitabının yazarı Yazıcıoğlu Muhammed Efendi, Edirne ve Gelibolu civarında yaşamıştır. Bu muhterem zatın bir de Ahmed-i Bîcan olarak bilinen kardeşi vardır. Ahmed-i Bîcan hazretleri, aynı zamanda … Okumaya devam et

Eylül 4, 2009 · Yorum bırakın

İmam Azam ın babası ve bir elma

Bir elma ve imam-ı Azamın babası Şemseddin-i Sivasi’nin Menakıh-i İmam-ı azam isimli eserinde şöyle yazılıdır:İmam-ı azamın babası Sabit (rahmetullahi aleyh) küçük yaştan beri ahlakı temiz, takva ve vera sahibi idi. … Okumaya devam et

Eylül 4, 2009 · 3 Yorum

Bu nasıl tevekkül…

Bu nasıl tevekküldür Şakik-i Belhi hazretleri, bir kıtlık senesinde, herkesin kara kara düşündüğü bir ortamda, zengin bir adamın kölesinin neşeden oynadığını gördü. Ona sordu: – Herkes kıtlıktan, açlıkla karşı karşıya … Okumaya devam et

Eylül 4, 2009 · 1 Yorum

dost

Halid bin Safvan’a: “İnsanların en acizi, beceriksizi kimdir?” diye sormuşlar. Şu cevabı vermiş: “İnsanların en acizi, dost aramayandır. Ondan da, daha acizi var. O da bulduğu dostu, kaybedendir.” Hz.Ömer’den: “Dostlarla … Okumaya devam et

Eylül 4, 2009 · Yorum bırakın

omer bin abdulaziz –adalet ve vefa

Ömer bin Abdülaziz devrinde basılan madeni paraların üzerine: “Ömer, vefayı ve adaleti emreder, cümlesi yazılmıştı. Ömer bin Abdülaziz bu yazıyı görünce çok kızdı ve şu  emri     verdi:” “Derhal bu yazıyı … Okumaya devam et

Eylül 4, 2009 · Yorum bırakın

benim hanımımda bana bağırır hz ömer

Benim hanımım da bana bağırır… Bir gün ashaptan bir zat, hanımı ile çok fena münakaşa eder. Bunla da kalmaz , hanımı ona çok fena sesini yükseltir. Bunun üzere, o ashap … Okumaya devam et

Ağustos 30, 2009 · Yorum bırakın
Bookmark and Share
Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.